her lafin sonuna amk eklemek

çok zevkli oluyo ama amk.

yaslanmayi kabullenemeyen insan

hayatta hep yapacak bir şeyler oluyor. işin en ilginç tarafı da ne yapacağını bilmiyor olmak. misal şimdi hepimize sorsalar 8-17 yaş arasında yaptığımız ne varsa bir çoğundan farklı şeyler yapmayı istediğimizi söylerdik. çünkü yapmayı istediğimiz şeyleri olgunlaştıkça anlıyoruz bence.

ben 31 yaşındayım, yaşlıyım diyemem ama yaşlanmaya doğru ilerliyorum. bunu bazen fark edip üzerinde düşünüyorum ve kendimi pek de mutlu hissettiğim söylenemez. "her yaşın bir güzelliği vardır" safsatası da değiştirilemeyecek bir gerçek olduğu için yaş denen şey, yaşlıların uydurması işte.

gel gelelim yaşlılık kötüdür mirim. hareket mukavemetini kaybedersin, daha az görür daha zor işitirsin. algın eksilir, cinselliğin biter. sıkıntı üstüne sıkıntı anasını satiyim, neresi güzelmiş bu yaşlılığın merak ediyorum, torun sevmek mi? :)

word e yazmakla meydan sozluk e yazmak arasinda farklar

word ağır açılıyo benim bilgisayarda, tek farkı o asdjfsdds

ayda 834 lira kazanip fb li salih e uzulmek

"çocuğu oynatmıyorlar be abicim" diye aykut kocaman'a serzenişte bulunup da kendi çocuğunun daha kaçıncı sınıfta okuduğundan bile bi haber tiplerin içinde bulunduğu durumdur.

ben adamı ne az kazanıyor diye eleştirim ne de dalga geçerim kazancıyla/hayatıyla. fakat kardeşim sen kendi önüne bakmayıp senede milyon dolar paraları senin saatine para ödeyip yaptığın bir sporu yaparak geçiren adamların haline sen nasıl üzülebiliyorsun anlamış değilim ya..

(kahvede yapamıyorum bu muhabbeti döverler yoksa, bu yüzden buraya yazıp rahatlıyorum. idare edin.)

3 universite bitirmenin sikintili taraflari

3 kısa dönem askerlik yapmaktır, dolayısı ile ilkokul mezunu uzun dönemle aynı sürede askerde olursunuz. ben 7 tane bitirdim 4 senedir askerdeyim.

not: bu espri bana hep komik geliyor ama daha kimse gülmedi :)

1 34 liramizi kimden aliyoruz

şimdi baktım da kazançlarımda biriken 1,34 liram var. onu alamadım hala, nasıl alabiliriz asdkajfklşasjdsa

tanım : sözlükten hak ettiği 1,34 liralık kazancını alma eyleminde bulunmak isteyen yazarın talebini dile getiren söz öbeği.

sevgilinin telefonunu ezberlemek

çok sıkıntılı bir durum. gerçekten yapılmamalı. mutlak suretle bir gün ayrılacağınız o güzel sevgilinizin numarası aklınızdan bir türlü çıkmaz ve aramayı hiç istemeseniz bile o sıçtımın elleri o numaralı tuşlamak ister.

onu her an arayabilecek olmak öyle sıkıntılı bir histir ki işin en güzeli bir kereliğine verdiğiniz arama kararında numaranın kapatılmış olduğunu öğrenmenizdir. akabinde bir anda unutursunuz gider. çünkü artık ona ulaşma şansınız yoktur ve öyle bir ferahlarsınız ki sanki yeniden doğmuş gibi hissedersiniz kendinizi.

old city comedy club

bu ay sonu yeni yerine taşınmak maksadıyla kapanacağı haberiyle oldukça üzmüş, sıcacık mekan. eylül ayında tekrar istiklal caddesi üzerinde daha geniş bir yerde sahnelerine devam edecek..

acik konusuyorum

23 nisan salı saat 20.30'da old city comedy club'da (buraya yazmadan edemiyorum) :)

not : sözlükten gelmek isteyenler misafirimdir. mesaj atmaları yeterli...

acik konusuyorum

yeni gösteri 10 nisan saat 20.00'de taksim old city comedy club'da..

sonrasında 25 nisan saat 20.30'da avcılar'da bulunan yerin 7 kat altındaki halder cafe'de :)

futboldan anlamamak

fenerbahçe maçında bir oyuncu kırmızı kart görmüştü. "oh be 10 kişi kaldılar" diye sevinmiştim. kız arkadaşım da "kaç kişilerdi ki?" diye sormuştu.

bazen çok sevimli olur.

acik konusuyorum

yine yüksek ihtimalle buz gibi bir havada olacak sanırım. 18 aralık'ta old city comedy club'da, saat 20.30'da.

girişler 20 tl.
öğrenci 15 tl.

kıyak isteyen bana ulaşsın, her türlü hallederiz.. :)

acik konusuyorum

bu soğuk, yağmurlu günde yine de dışarı çıkmak isteyenler için taksim old city comedy club'da akşam saat 20,30'da..

the skeleton key

----- spoiler -----
caroline her şeye atlıyor. hayır, bir sebebi de yok. ölümünde yanında olamadığı, yardımcı olamadığı babasını anıp babası yerine o adama yardımcı olduğunu varsayabileceğimiz bir sahne de yok. e tamam da kardeşim ben bu kadını normal hayatında mı tanıyorum ki yardım sebebini idrak edeceğim. alla alla ya.

son dönemlerde bizim evde popüler olan "sonu oha dedirten filmler" kategorisinden izledik filmi. aslında bir filmi sonunda acayip şeyler olacakmış haa diye izlemeyi sevmiyorum ama kura çektik o çıktı ne yapiyim :)

filmi izlediğime pişman değilim ama nedense o yaşlı adamın aslında avukat olduğunu anlamam biraz zor oldu. kafamda karıştı işler biraz. fakat filmin sonunda teyzenin caroline'nın bedeninden yerdeki sigarasını yakması ile olayların aydınlanması çok güzeldi.

üst kattaki odayı bilerek kitlemeleri ve kurbanın o odadaki gizemi çözmeye çalışmaya itmeleri de ince kurgulanmış bence.

yani düşündüğümde ben de ruhumu sokacak beden arasam aynı yolu izlerdim ya da en baştan anlatırdım "birader bak bizim böyle bir olayımız var şimdi sen bedenini ver bana biz yaşayalım biraz daha. işimiz var gücümüz var, bahçenin bakıma ihtiyacı var" diye.
----- spoiler -----

arkadasin sevgilisinin sadece bikinili resimlerini begenmek

lan abazanlığın bu kadarı lan. ne hayvanlar var arkadaş. normal fotoğrafların (bu arada başlıkta mecburen resim yazdım sığmadı çünkü. uyuz olurum fotoğrafa resim denmesine ama benimki mecburiyetten) bir tanesine ne yorum ne bir beğeni yapmayan tek elli kahraman olay "bodrum-2011" albümüne gelince ne var ne yok beğenir. facebook'u hackliycem en sonunda he, kimse giremeyecek sonra.

dag

dün izlediğim film. nefes'le mukayese ettiğimde nefes'ten çok daha iyi. iyi kurgulanmış, yönetilmiş. oyunculuk genel olarak iyi.

yerinde flashback'ler ile sıkmıyor. çok fazla abartı yok.

filmin sonunda ise 84-2012 arası şehit olan askerlerin isimlerinin ekranda belirmesi film bittiği halde insanı koltuktan kaldırtmıyor. açıkçası duygulandım. her ne kadar çok fazla duygu sömürüsü yapmamış olsalar da.

biraz da spoiler verelim de tam olsun.

bekir'in annesinin son sözlerindeki annesinin oyunculuğu çok amatördü. içine çekemedi.

ayrıca bir pkk'lı öldürdükten sonra "neden düşmanımızı sadece öldüğünde kendimizle bir görüyoruz" mesajı biraz zorlamaydı. kötü değildi ama zorlamaydı.

spoiler'lar bitti.

cilginlik

tekirdağ'a köfte yemeğe gitmek olarak açıklamıştı bir dönem bir arkadaşım. en büyük çılgınlığı buymuş.

patronla ayni asansore binmek

aşağı iniyorsanız hemen durdurup yıkarı çıkın. çünkü patronlar aşağı inerken asansörü kullanan adamları sevmezler. hatta asansor boşluğundan "efendim çok acilmiş" diyerekten atlayın. işlerin toparlanması için nasıl da cengaverce savaştığınızı görsün ve böylelikle maaşınızın sigortaya bildirilen kısmının asgari ücret üzerinden gösterilmesi konusunda sizin adınıza üzülsün.

got olmak

sanırım şöyle bir şey. başıma geldi de oradan biliyorum.

http://www.youtube.com/...3095897&feature=mh_lolz

acik konusuyorum

4 aralık saat 20.10'da old city comedy club'da.